• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • Görsel Destekli Tarih Videoları Sesli Tarih Menüsünde
    • Özgün Tarih Materyalleri
    • Tarihi Fıkralar
    • Tarih Yazılısından İnciler
    • Tübitak Tarih Proje Örnekleri
    • Sınavlar Bölümünde Bilgilerinizi Test Edebilirsiniz
    • Peygamberimizin Hayatı ve Örnek Ahlakı
    • KPSS Sunuları Yenileniyor
    • Bulmacalarla Tarih Öğreniyorum
    • Tarih Sunuları için tıklayınız.
    • En güncel tarih sunuları burada.
ANTHONY VAN LEEUWENHOEK (1632-1723)

ANTHONY VAN LEEUWENHOEK

(1632-1723)

 

Anthony van Leeuwenhoek; mikropları keşfeden adam, 1632'de Hollanda'nın Delft kasabasında doğmuştur. Orta sınıftan bir aileden gelmektedir ve hayatının büyük kısmını küçük bir memur olarak geçirmiştir.

Leeuwenhoek'un büyük keşfi, mikroskopla gözlem yapmayı hobi olarak benimsemesi nedeniyle ortaya çıkmıştır. Tabii o günlerde insan bir dükkana girip bir mikroskop satın alamıyordu, dolayısıyla Leeuwenhoek kullandığı araçları kendisi yaptı. Mercek yapımı hiçbir zaman mesleği olmamıştı, bu alanda eğitim de görmemişti; ama konu üzerinde geliştirdiği beceri müthişti, döneminde bunu iş edinmiş kişilerin becerisini kat kat aşıyordu.

Bileşik mikroskobun O doğmadan bir kuşak önce icat edilmiş olmasına karşın, Leeuwenhoek bunu kullanmadı. Yerine, odak mesafeleri çok kısa olan küçük mercekleri dikkatle ve yüksek hassasiyet elde edilecek şekilde biçimlendirerek; eski mikroskopların hepsinden çok daha yüksek çözünürlük elde etti. Yaptığı merceklerden günümüze kadar gelebilen bir tanesi 270 misli büyütme gücüne sahiptir ve Leeuvvenhoek'un daha da güçlülerini yapmış olduğuna ilişkin göstergeler mevcuttur.

Leeuwenhoek son derece sabırlı ve dikkatli bir gözlemciydi; keskin bir görüşe ve sınırsız bir meraka sahipti. Minicik mercekleriyle; insan saçından köpek ersuyuna (semen), yağmur suyundan küçük böceklere, bunların yanı sıra kas liflerine ve deri dokusuna kadar, çok büyük bir çeşitlilik gösteren nesneler üzerinde gözlem yaptı. Dikkatle not aldı ve gözlem yaptığı nesnelerin hassas resimlerini çizdi.

1673 yılından itibaren, döneminin önde gelen bilim kurumu olan İngiliz Kraliyet Akademisiyle yazışmaya başlamıştı. İleri düzeyde eğitimi olmamasına rağmen (ancak ilkokula gidebilmişti, Felemenkçe'den başka dil bilmiyordu), 1680'de Akademi'ye üye seçildi. Paris Bilim Akademisinin de sekreteri oldu.

Leeuwenhoek iki kez evlendi, altı çocuğu oldu, torunu yoktu. Sağlığı her zaman yerindeydi ve yaşlılığında da çalışmalarım sür-dürebildi. İçlerinde Rus çarının (Büyük Pedro) ve İngiltere kraliçesinin de bulunduğu mevki sahibi birçok kişi O'nunla görüşmeye geldi. 1723 yılında Delft’te, doksan yaşında öldü.

Leeuwenhoek birçok önemli buluş yaptı. "Spermatozoa"yı tanımlayan ilk kişi (1677) ve alyuvarları tasvir eden ilk kişilerden biriydi. Hayatın ilkel şekillerinin kendiliğinden ortaya çıktığı kuramına karşıydı ve bu karşıtlığı birçok kanıtla destekledi. Örneğin, bitlerin kanatlı böceklerin çoğaldığı şekilde çoğaldığını kanıtlayabildi.

 

En büyük keşfini 1674 yılında, mikroplan ilk kez gözlediğinde yaptı. İnsanlık tarihinin gelecekteki gelişmelere temel oluşturan en büyük buluşlarından biriydi. Küçük bir su damlasının içinde, Leeuwenhoek yepyeni bir dünya keşfetmişti, hiç beklenmedik, içinde yaşam kaynayan bir dünya. Kendisi bunu henüz bilmiyordu ama, bu yeni dünya insanoğlu için çok çok önemliydi. Gerçekten de gözlediği bu "minik hayvancıklar", insanları yaşatma ya da öldürme gücünü çoğu zaman ellerinde bulunduruyorlardı. Onları incelemeye almasıyla birlikte Leeuwenhoek mikropları çok çeşitli yerlerde bulabildi: Kuyularda, göllerde, yağmur suyunda, insanların ağızlarında ve bağırsaklarında. Çeşitli bakteri ve protozoa türlerini tanımladı ve büyüklüklerini hesapladı.

Leeuwenhoek"un büyük keşfinin hayata uygulanması, yaklaşık iki yüzyıl sonrasına, Pasteur dönemine kadar gerçekleşmedi. Hatta mikrobiyoloji bahsi, gelişmiş mikroskopların ortaya çıktığı on dokuzuncu yüzyıla kadar, neredeyse uykuya yattı. Dolayısıyla şöyle bir görüş öne sürülebilir: Eğer Leeuwenhoek hiç olmasaydı ve buluşları on dokuzuncu yüzyıla kadar yapılamasaydı bile, bu durum bilimin gelişimine çok az etki edecekti. Ama Leeuwenhoek'un mikropları keşfetmiş olduğu ve bilim dünyasının mikropların farkına O'nun aracılığıyla vardığı da inkar edilemez.

Leeuwenhoek bazen, ayağına tesadüfen önemli bir bilimsel buluş takılan bir kişi olarak değerlendirilir. Hiçbir şey gerçeklerden bu kadar uzak düşemez. Mikroorganizmaları keşfi; büyük bir özenle yaptığı emsalsiz kalitedeki mikroskopların ve bir gözlemci olarak gösterdiği sabır ve hassasiyetin doğal bir sonucuydu. Diğer bir deyişle, buluşu maharet ve sıkı çalışmanın birleşmesi sonucu ortaya çıktı, bu da "tamamıyla tesadüf" söyleminin antitezidir.

Mikropların keşfi; yalnızca tek bir insanın çalışmalarına atfedilemeyecek, gerçekten önemli bilimsel keşiflerden biridir. Leeuwenhoek tek başına çalıştı. Protozoa ve bakterileri keşfi beklenmedik bir şeydi ve-biyolojideki birçok başka gelişmeden farklı olarak-hiç-bir şekilde, var olan biyoloji bilgisinin doğal uzantısı değildi. Bu etken, buluşunun zaman içindeki uygulamalarının önemiyle birleşince, O'nun bu listenin üst sıralarında bulunmasını sağlamaktadır.

 

Kaynak: Michael H. Hart, Dünya Tarihine Yön Veren En Etkin 100, Neden Kitap Yayıncılık, İstanbul, 2008,S. 187-189

Yazının pdfsi için tıklayınız.

  
465 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam201
Toplam Ziyaret396014
Saat
Kanuni'den Mora Valisi Bali Bey'e
"Her iyiliğin kaynağı adalettir.Adil olmayan kişinin elinden çıkan iş,kötü iştir. Peygamberimiz "Bir günün adaleti yetmiş yıllık ibadetten üstündür" buyurmuştur.Öyle insanlar var ki ellerinde fırsat yok iken salih, abid ve zahit görünürler,ellerine fırsat geçince nemrut kesilirler, ..Hizmetinde kullandığın adamların dış hallerine aldanma!Mala muhabbet göstereni devlet hizmetinde kullanma! Zira o adamlar ki,Allah'ın bana emanet ettiği halkı ezerler,Kıyamet günü sorumlu benim!...

Ey Gazi Bali Bey ;  mansıbımın geliri masrafıma yetmez diye gam çekme.Ne dileğin varsa benden iste.Sana emanet ettiğim askerlerimin ve tebamın gençlerini evlat,ihtiyarlarını baba, yaşlılarını da kardeş bil...Bilhassa fukaraya şefkat ve muhabbetle ihsan kapılarını aç..."

 DÜNYADA SÖZÜ DOĞRU HAK TANIR BİR ADAM BULAMADIM

Sultan III.Mehmet bir gün yanında bulunan devlet büyüklerine:

-"Bu dünyada sözü doğru hak tanır bir adam bulamadım" deyince, etrafındakilerde sebebini sordular.Bunun üzerine III.Mehmet şöyle dedi:

-"Şeyhülislam Bostanzade Efendiye iltifat ettim, derhal cahil bîr kardeşini Rumeli kazaskeri yaptı.Gene cahil bir gence rica ile Selanik kadılığını verdirdi. Bundan sonra babamın hocası Saadettin’e iltifat ettim,doğru ve hak bilir dedim, o da oğlunu Anadolu kazaskerliğine ve bir diğer oğlunu da Edirne kadılığına tayin ettirdi işte görüyorsunuz,ben artık kime güveneyim?"