• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • Görsel Destekli Tarih Videoları Sesli Tarih Menüsünde
    • Özgün Tarih Materyalleri
    • Tarihi Fıkralar
    • Tarih Yazılısından İnciler
    • Tübitak Tarih Proje Örnekleri
    • Sınavlar Bölümünde Bilgilerinizi Test Edebilirsiniz
    • Peygamberimizin Hayatı ve Örnek Ahlakı
    • KPSS Sunuları Yenileniyor
    • Bulmacalarla Tarih Öğreniyorum
    • Tarih Sunuları için tıklayınız.
    • En güncel tarih sunuları burada.

Anasayfa

Antik çağlarda yaşamış fatihlerin en ünlüsü Büyük İskender, M.Ö. 356'da, Makedonya'nın başkenti Pella'da doğmuştur. Babası Makedonya kralı II. Filip, gerçekten olağanüstü yeteneklere ve önseziye sahip bir kişiydi. Filip, Makedon ordusunu genişletti, yeniden düzenledi ve en üst düzeyde bir vuruşma gücü haline getirdi. Bu orduyu önce kuzey Yunanistan'daki komşularına karşı kullandı, daha sonra Yunanistan'ın güneyine yönelerek Yunanistan'ın büyük bölümünü fethetti. Daha sonra Yunan şehir-devletlerini başkanlığım kendisinin yaptığı bir konfederasyon altında topladı. Yunanistan'ın doğusunda bulunan uçsuz bucaksız Pers İmparatorluğu ile savaşmayı planlıyordu; hatta istila, Filip'in daha kırk altı yaşındayken bir suikasta kurban gittiği M.Ö. 336 yılında başlamıştı bile.
28.09.2017
Büyük Türkiye - Almanya savaşı, 1593 ten beri devam ediyordu. Müstakbel imparator Arşidük Ferdinand, bir kış sürpriz taarruzuyla Kanije kalesini almak üzere 100.000 asker ve 47 ağır topla harekete geçti. Ordusunda Alınanlardan başka, İtalyan, Papalık, İspanyol, Maltız ve Fransız birlikleri de vardı. Bu kuvvetlere karşı Kanije beylerbeyisi yetmişlik Tiryâki Haşan Paşa, 9.000 asker ve 100 küçük kale topuyla karşı koyacaktı. Almanlar, 9 Eylülde Kanije önlerine geldiler ve günde 1.000 ilâ 2.000 gülle atarak Türk kalesini döğmeye başladılar.
26.09.2017
1807 baharında Osmanlı Türk İmparatorluğu, hem İngiltere, hem de Rusya ile savaş halindeydi. Devletin her eyaletinde huzursuzluk vardı. Birçok valiler, âsî durumunda idiler. Bu ortamda, İstanbul'da, 77 yıl önceki Patrona İhtilâli'ne benzeyen, fakat sonuçları bakımından ondan çok daha vahîm olan bir ihtilâl koptu. Tam bir gericilik hareketi şeklinde ortaya çıkan ve “Kabakçı İhtilâli" diye tarihe geçen bu hâdisenin sebepleri çeşitliydi. Bilhassa, inkılâpçı hükümdar m. Selim’in yaptığı, “Nizâm-ı Cedîd" denen inkılâpları hedef alıyordu.
26.09.2017
Türk Musikisi sistemi, Batı Musikisinin 12 eşit aralığa bölünmüş tanperemanlı sistemine karşılık, 24 eşit olmayan aralığa bölünmüş bir sisteme dayanır. Bu sistem, tabiatın verdiği seslere daha uygun olduğu gibi, pek çok ve pek orijinal makamların teşekkülünü sağlar. Batı Musikisinin 2 makamı olan Majör ve Minör, Türk Musikisinde “Çârgâh” ve “Bûselik” adlarıyla mevcud olduğu gibi, bu ikisinden başka daha on bir basit makam vardır.
26.09.2017
II. Sultan Osman, 25 Ocak 1622’de Polonya seferinden İstanbul’a döner dönmez, bu seferde edindiği tecrübelere de dayanarak, inkılâpçı fikirlerini tatbike hazırlandı. Yalnız orduda değil, imparatorluğun müesseselerinde derin bir inkılâp hareketine lüzum görüyordu. Bu inkılâp sathî değil, radikal bir değişme getirecek ve devlete, Kanunî devrindeki sağlam yapışım kazandıracaktı. Yeniçeri ve diğer Kapıkulu Ocaklarını ilga etmek isteyen genç hükümdar, bunların yerine Anadolu, Suriye ve Mısır Türklerinden kurulu, yalnız askerlikle uğraşan, padişahın emirlerine mutlak şekilde bağlı yeni bir piyade sınıfı kurmak istiyordu.
26.09.2017
II. Sultan Mahmud Han, 3 Mart 1829’da, Türkiye tarihinin yenileşme hareketlerinde bir dönüm noktası olan kıyafet kanununu yayınladı. Bu kanuna göre bütün devlet görevlileri, ilmiye sınıfı dışında, fes, pantalon ve ceket giyeceklerdi. Sarık ve cübbeyi ancak ilmiye smfı taşıyabilecekti ki, bugün de Batı din adamları, kıyafetleriyle ayrılmaktadırlar. Bu kıyafet inkılâbı, her vatandaşı kapsamıyordu. Ancak devlet veazifelilerini belirli şekilde giyinmeye mecbur ediyordu. Gene de softalar, sarığın yerine geçirilen fese karşı büyük dedikodular yaptılar. Şapka inkılâbında da aynı zihniyetin, bir asır önce beğenmediği fesi savunarak şapkaya karşı koyması, burada hatırlanabilir.
26.09.2017
İzmir, 1076 yılında, Türkiye devletinin kurucusu Anadolu Fatihi Selçukoğlu I. Sultan Süleyman - Şah tarafından fethedildi. Süleyman - Şah, İzmir valiliğini, büyük komutanlarından Çaka veya Çakan Bey’e verdi. Çaka Bey, Süleyman Şah’ın oğlu ve halefi I. Sultan Kılıç - Arslan’ı kızıyla evlendirerek, hükümdar hanedanına büsbütün yaklaştı; İzmir’de büyük bir donanma yaptırdı. Bu donanmayla Sakız, Midilli, Rodos ve Sisam adalarını fethetti. Amiral Niketas Kastamönites’in kumandasındaki büyük Bizans donanmağım büyük bir yenilgiye uğrattı. Bu başarılardan cesaretlenen Çaka Bey, Bizans’ı fethedip Roma, imparatoru olmayı bile tasarladı. Ancak hükümdarlık peşinde koşması yüzünden, 1093 yılında, damadı I. Kılıçarslan tarafından öldürüldü.
25.09.2017
Türkiye tarihinin büyük imarcılarından biri, II. Sultan Bâyezid’dir. İmarcılıkta büyükbabası II. Sultan Murad’ın ve babası Fâtih Sultan Mehmed’in yolunu izlemiş ve onlardan geri kalmamıştır. Bestekâr ve şair olan II. Bâyezid, babası Fâtih’ten sonra Osmanlı hanedanından yetişen en büyük bilgin olarak da tanınır. Askerî hayatı, babası Fâtih ve oğlu Yavuz derecesinde parlak değildir. Fakat çeşitli bakımlardan, büyük Türk hükümdarları arasında sayılmaya lâyıktır. 31 yıl süren saltanatı boyunca, başta İstanbul, Amasya, Edime olmak üzere, Türkiye’nin hemen bütün şehirlerini yeni bayındırlık eserleriyle donatmıştır.
25.09.2017
28 yağında tahta geçen, Sultan Alâeddin Keykubâd Türkiye’de ‘‘birinci imparatorluk’’ dediğimiz Selçuklu çağı hükümdarlarının en haşmetlisi, belki en büyüğüdür. “İkinci imparatorluk” olan Osmanlı çağı Türkiye’sinde Kanunî Sultan Süleyman neyse, Selçuklu Türkiyesi’nde de Alâeddin Keykubâd odur. 1219 Aralığından 30 Mayıs 1237’de 45 yaşında ölümüne kadar 17 yıl, 5 ay tahtta kalmıştır.
25.09.2017
II. Sultan Mahmud tahta çıkınca sadrâzam olan Alemdar Mustafa Paşa, yenilik hareketine taraftar bir asker görünmesine rağmen III. Selim’in başlattığı reformları başarıya ulaştıracak bir adam değildi. Devletin merkezî idaresi hakkında bir şey bilmiyordu. İstanbul’a yerleşen gönüllüleri de, Yeniçeriler derecesinde zorbalığa başlamışlardı. Genç .padişah, bütün bunları önleyecek nüfuzu elde edememişti. Kapıkulu ocakları, başta yeniçeriler olmak üzere, Alemdar’ı yok etmek ve padişahı sindirmek için fırsat kolluyorlardı.
25.09.2017
... 13 ...

 


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam55
Toplam Ziyaret323903
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.68495.7077
Euro6.28036.3054
Saat
Kanuni'den Mora Valisi Bali Bey'e
"Her iyiliğin kaynağı adalettir.Adil olmayan kişinin elinden çıkan iş,kötü iştir. Peygamberimiz "Bir günün adaleti yetmiş yıllık ibadetten üstündür" buyurmuştur.Öyle insanlar var ki ellerinde fırsat yok iken salih, abid ve zahit görünürler,ellerine fırsat geçince nemrut kesilirler, ..Hizmetinde kullandığın adamların dış hallerine aldanma!Mala muhabbet göstereni devlet hizmetinde kullanma! Zira o adamlar ki,Allah'ın bana emanet ettiği halkı ezerler,Kıyamet günü sorumlu benim!...

Ey Gazi Bali Bey ;  mansıbımın geliri masrafıma yetmez diye gam çekme.Ne dileğin varsa benden iste.Sana emanet ettiğim askerlerimin ve tebamın gençlerini evlat,ihtiyarlarını baba, yaşlılarını da kardeş bil...Bilhassa fukaraya şefkat ve muhabbetle ihsan kapılarını aç..."

 DÜNYADA SÖZÜ DOĞRU HAK TANIR BİR ADAM BULAMADIM

Sultan III.Mehmet bir gün yanında bulunan devlet büyüklerine:

-"Bu dünyada sözü doğru hak tanır bir adam bulamadım" deyince, etrafındakilerde sebebini sordular.Bunun üzerine III.Mehmet şöyle dedi:

-"Şeyhülislam Bostanzade Efendiye iltifat ettim, derhal cahil bîr kardeşini Rumeli kazaskeri yaptı.Gene cahil bir gence rica ile Selanik kadılığını verdirdi. Bundan sonra babamın hocası Saadettin’e iltifat ettim,doğru ve hak bilir dedim, o da oğlunu Anadolu kazaskerliğine ve bir diğer oğlunu da Edirne kadılığına tayin ettirdi işte görüyorsunuz,ben artık kime güveneyim?"