• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • Görsel Destekli Tarih Videoları Sesli Tarih Menüsünde
    • Özgün Tarih Materyalleri
    • Tarihi Fıkralar
    • Tarih Yazılısından İnciler
    • Tübitak Tarih Proje Örnekleri
    • Sınavlar Bölümünde Bilgilerinizi Test Edebilirsiniz
    • Peygamberimizin Hayatı ve Örnek Ahlakı
    • KPSS Sunuları Yenileniyor
    • Bulmacalarla Tarih Öğreniyorum
    • Tarih Sunuları için tıklayınız.
    • En güncel tarih sunuları burada.
Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim

Alpaslan (Zuday)

Zuday (Alparslan)

 Alpaslan (Zuday) Köyü

 

Osmanlı Devleti zamanında Zuday denen Alpaslan, ismini 1200 tarihinde yöreye gelerek yerleşen Selçuklu Türklerinden Şeyh Seyyid Nureddin Alpaslan´dan almıştır. Bu yöreye Seyyid Nurettin Alpaslan´dan önceki yıllarda Pontus Devleti ve ardından Romalılar yerleşmiş ve M.S. 1200 yıllarına kadar da Bizanslılar yöreye hakim olmuştur. Bunlar, bulunan arkeolojik eserlerin incelenmesi sonucu anlaşılmıştır. Yörede Bizanslılar´ın yaşadığını gösteren kilise duvarları, bunun en iyi kanıtıdır. Pontus Devleti ve Romalılar´ın yaşadığını da bulunan paralardan ve mezarlardan çıkan gözyaşı şişelerinden anlıyoruz.

M.S. 1200 yıllarında yöreye Selçuklu Oğuz Türk Boyları´ndan Çavundur´a bağlı sonraları tarihte Taceddinoğulları Beyliği´ni kuran ve Şeyh Seyyid Nureddin Alpaslan´ın torunu Taceddin Doğan Şah yerleşmiştir. Alpaslan´ın ya da başka bir isimle "Zuday" ın etrafında pek çok yerleşim yeri bulunmaktadır.

1840 tarihinde Sonisa Nahiyesi’nde  en fazla haneye sahip olan yerleşim yeri,137 hane ile Zuday Köyü’dür. En önemli ekonomik faaliyeti tarımdır. En fazla bağa sahip köyler 92 dönümle Zuday, 60 dönümle Eksal ve 34 dönümle Boraboy’dur. Toplam toprakların 421 dönümlük bölümü bahçe olarak kullanilmaktadır. En fazla bağı bulunan Zuday, sahip oldugu 123 dönüm bahçeyle bir kez daha birinci sırada yer almaktadir. Bugday ekiminin en fazla olduğu köyler Sunisa Nahiyesi’nde 275 kileyle Zuday’dır. Sunisa Nahiyesi’nde Zuday, buğday ekiminde olduğu gibi, arpa ekiminde de 190 kileyle ilk sıradadır. Karıklı ekiminin en fazla olduğu köyler sırasıyla; 50 kileyle Çanlıyar, 47,5 kileyle Zuday ve 35 kileyle Bayramalanı (Seyhlü)’ dir. Çavdar ekiminde de Zuday 48,5 kileyle ilk sırada yer alır. Yulaf ekiminde Eksal (16 kile), Zuday (13 kile) ve Karkın (10 kile) köyleri ilk üç sıradadır. Fiğ, Çanlıyar Köyü’nde 16 kile; Destek ve Zuday köylerinde 11 kile ve Boraboy Köyü’nde de 10,5 kile ekilmektedir. Burçak ekiminde Zuday 14,5 kile ile ilk sıradadır. Sunisa Nahiyesi’ne bağlı ve en fazla koşum hayvanının bulunduğu ilk beş köy sırasıyla; 265 baş ile Haddadi, 231 baş ile Zuday, 187 baş ile Bayramalanı (Seyhlü), 134 baş ile Boraboy ve 114 baş ile Seyidli’dir. Sunisa Nahiyesi’nde diğer büyükbaş hayvanların yerleşim birimlerine göre dağılımı itibariyla en fazla olduğu ilk beş köy sırasıyla; Haddadi (688 baş), Zuday (608 baş), Bayramalanı (Seyhlü) (518 baş), Seyidli (408 baş) ve Türkmendamı (Tavsanlı) (386 baş)’dır. Sunisa Nahiyesi’nde arı kovanı sayısı 1.006 adettir. Nahiye merkezinde 126 adet arı kovanı bulunmaktadir. En fazla arı kovanına 186 adetle Haddadi Köyü sahiptir. Zuday’da 181, Boraboy’da 87, Durucasu’da 61 ve Seyidli’de 55 adet arı kovanı mevcuttur. Dönüm başına en az koşum hayvanına sahip köy ise, 0,04 çiftle Zuday’dir. Sunisa Nahiyesi’nde en fazla toprağa sahip olan yerlesim birimi 2.743 dönümle Zuday’dir. Bu köyde toplam 137 haneden sadece 5’i topraksızdır. Sonisa’daki diğer yerleşim birimlerinde olduğu gibi Zuday’da da toprakların çoğu 1-25 dönüm aralığında bulunmaktadır.

a-Alparslan Müzesi

 

Alparslan Müzesi’nde Tunç Devri’nden Cumhuriyet Devri’ne kadar yüzlerce eser yer almaktadır. Hatta fosiller bile sergilenmektedir. Maalesef müze çevre de pek bilinmiyor. Çıkan eserlerin, 2000 yıl öncesine ait Roma eserleri ve daha öncesine ait eserler olduğu, Amasya Müzesi arkeoloji uzmanlarınca tescil edilmiştir.

Alpaslan Belediye Müzesi bahçesinde Kurtuluş Savaşı´na katılan kişilerin isimleri sergilenmektedir 1914 yılında seferberlik (Umum Harp) ilan edilince bir günde 300 askerin uğurlandığını bilenler o zamanki manzarayı acıklı acıklı anlatırlar. Bir evden 3 - 4 kardeşin, baba ile oğulun birlikte asker olduğunu bilenler hayattadır. Bir kışlada baba ile oğul askerlik yapıp birbirlerini göremedikleri söylentisi hala halkın dilindedir. 1914 yılında bir günde yolcu edilen 300 askerden 1918´de ancak 20´si geri dönebilmiştir.

 b-Şeyh Nureddin Alparslan Zaviyesi ve İmareti

 Zuday´ın kuzeydoğusunda, şehitlerin kumandanı Şeyh Seyyid Nureddin Alpaslan´ın türbesi bulunmaktadır. M.S. 1200 yıllarında yöreye Selçuklu Oğuz Türk Boyları´ndan Çavundur´a bağlı sonraları tarihte Taceddinoğulları Beyliği´ni kuran ve Şeyh Seyyid Nureddin Alpaslan´ın torunu Taceddin Doğan Şah yerleşmiştir.

1257 tarihinde, bugünkü Amasya ili Taşova-ilçesi, Alparslan beldesinde, eski ismi ile Zedvi Köyü'nde, Efendiler Efendisi, Kemâliyeli, ihtiyar, Rufâî tarikatına mensup, Ebubekir oğlu, Mehmed oğlu, Sarı Muiddin oğlu, Seyyid Nureddin Alparslan bir zaviye yaptırarak, zaviyenin yaşaması için de H. 655 yılının Ramazan Ayı ortalarında, yani Eylül 1257 tarihinde büyük bir vakıf tesis etmiştir. Seyyid Nuıeddin Alparslan er-Rufâî'nin vakfiyesi ile Silsile-nâmesi, devrin ilim dili olan Arapça olarak kaleme alınmıştır.

 Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde kayıtlı 301 nolu defterin 330 sahifesinde "Nezaret-i Evkaf-ı Hümayun-ı mülükhaneye mülhak eukâfdan Sonisa kazasına tabi Zuday karyesinde vaki merhum Seyyid Nureddin Tekiyesi ve İmareti ve Zaviyesi vakfından olmak üzere vazife-i muayyene ile nısf hisse aşçılık ciheti evladı vâkıfdan Esseyyid Mustafa ve Esseyyid Yakub Halife İbney Ömer'in bervechi iştira üzerlerinde iki merkumandan esseyyid Mustafa bilaveled fevt olub yeri hali ve hizmeti laziması muattal olmağla karındaşı ve müşteriki erbab-ı istihkâkdan Yakup Efendi'nin uhdesinde olan hissesine ilhâkan tevcih ve yedine beratı âlişân ... buyrulmak ricasına Sonisa maa mülhakatı Naibi esseyyid Mehmed Raşit Efendi arz ve Sivas Sancağı Evkaf Müdüri Rifat Efendi inha ve bervechi muharrer nısf hisse aşçı ciheti mutasarrıfları esseyyid Mustafa ve esseyyid Yakup İbney Ömer Efendilerden merkum esseyyid Mustafa Efendinin bilaveled vefatı vuku ile hissesi mahlulünden karındaşı ve müşteriki mumaileyh Yakup Efendi'nin hissesine ilhâkan bittevcih şurutu derci ile berâtı itâ olunmak babında Evkafı Hümâyûn Nazırı devletlü esseyyid elhac Mehmed Hasib Paşa hazretleri telhis etmeleri ile her mucebi telhis bittevcih beratı itâ olunmak babında fi 23 Şaban 1272 (22 Nisan 1856) ve mukabelesinde" kaydı bulunmaktadır.

İbn-i Batuta, Sûnusâ (Sonisa) adlı bir beldeye uğradığı ve burada bir Rifâî dergahının tekkesinde kaldığını ifade etmektedir. Bu tekke Seyyid Nureddin tekkesidir. Maalesef bu tekkeden sandukalar ve tekkenin kalıntıları kalmıştır. Tekke içerinde yer alan caminin kapısı müzede sergilenmektedir. Bu tekkenin vakfiyesi de müze de sergilenmektedir. Arapça vakfiyenin tarihi 1257’dir. Bazı tarihçilerce Anadolu’daki ilk Rufai şeyhlerinden kabul edilmektedir.

 Sesli Tarih menüsünde Alpaslan Müzesi videosunu seyredebilirsiniz.

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam107
Toplam Ziyaret243449
Saat
Kanuni'den Mora Valisi Bali Bey'e
"Her iyiliğin kaynağı adalettir.Adil olmayan kişinin elinden çıkan iş,kötü iştir. Peygamberimiz "Bir günün adaleti yetmiş yıllık ibadetten üstündür" buyurmuştur.Öyle insanlar var ki ellerinde fırsat yok iken salih, abid ve zahit görünürler,ellerine fırsat geçince nemrut kesilirler, ..Hizmetinde kullandığın adamların dış hallerine aldanma!Mala muhabbet göstereni devlet hizmetinde kullanma! Zira o adamlar ki,Allah'ın bana emanet ettiği halkı ezerler,Kıyamet günü sorumlu benim!...

Ey Gazi Bali Bey ;  mansıbımın geliri masrafıma yetmez diye gam çekme.Ne dileğin varsa benden iste.Sana emanet ettiğim askerlerimin ve tebamın gençlerini evlat,ihtiyarlarını baba, yaşlılarını da kardeş bil...Bilhassa fukaraya şefkat ve muhabbetle ihsan kapılarını aç..."

 DÜNYADA SÖZÜ DOĞRU HAK TANIR BİR ADAM BULAMADIM

Sultan III.Mehmet bir gün yanında bulunan devlet büyüklerine:

-"Bu dünyada sözü doğru hak tanır bir adam bulamadım" deyince, etrafındakilerde sebebini sordular.Bunun üzerine III.Mehmet şöyle dedi:

-"Şeyhülislam Bostanzade Efendiye iltifat ettim, derhal cahil bîr kardeşini Rumeli kazaskeri yaptı.Gene cahil bir gence rica ile Selanik kadılığını verdirdi. Bundan sonra babamın hocası Saadettin’e iltifat ettim,doğru ve hak bilir dedim, o da oğlunu Anadolu kazaskerliğine ve bir diğer oğlunu da Edirne kadılığına tayin ettirdi işte görüyorsunuz,ben artık kime güveneyim?"

eyoreselpazar.com