Çobandede Köprüsü ![]() ÇOBANDEDE KÖPRÜSÜ Tarihi "Çobandede Köprüsü" Coğrafi Konum olarak Doğu Anadolu Bölgesinin Erzurum-Kars bölümünde, Erzurum iline bağlı, Köprüköy ilçe merkezinin bir km kadar doğusunda yer almaktadır. Diğer bir ifadeyle "Çobandede Köprüsü" 1600-1700 metreler arasında uzanış gösteren Pasinler Ovası'nın doğusunda (1555 m. yükseltide) Aras Havzasına geçişteki en dar kıstak alanında kurulmuştur. Köprü Çobandede Dağı'nın güneyinde, Hasankale Çayı ve Bingöl Çayının birleşmesiyle oluşan Aras Nehri'nin üzerinde yer almaktadır. Pasinler Ovası ve çevresi hidrografik yönden Aras nehri havzası içinde yer alır. Akarsuyun ana kollarını Bingöl Çayı ve Hasankale Çayı oluşturur. Bingöl Çayı Bingöl Dağlarının (3194 m.) kuzeybatı yamaçlarından kaynağını alır. Daha sonra Tekman havzasından geçer. Doğudan Karayazı ve çevresini sularını drene eden Çıkılgan Dere'yi bünyesine aldıktan sonra kuzey-güney yönünde akışına devam ederek, Sakaltutan Dağı (3070 m.), Topçu Dağı (2695 m.) ve Aras Dağlarını derince yararak Yağan yerleşmesi güneyinde Pasinler Ovası'na girer. Çobandede Köprüsü'ne kadar geniş bir yatak içerisinde menderesler çizerek akan akarsu bu köprü yakınında batıdan gelen Hasankale Çayı ile birleşir. Hasankale Çayı ise, Pasinler Ovası'nın sularını drene etmektedir. Söz konusu akarsuyun su toplama havzasının genişliği 1420 km2 kadardır. Pasinler Ovası'nı çevreleyen yüksek kesimlerden doğan ve ovanın sularını drene eden Hasankale Çayı Pasinler Ovasını batı-doğu istikametinde drene eden akarsular belli yörelerde, farklı şekilde adlandırılırlar. Erzurum şehrinin doğusunda yer alan Deveboynu eşiğinden Pasinler ilçe merkezine kadar olan alanın sularını toplayan Pusu Deresi, aynı ilçe merkezinin doğusuna geçtiğinde Hasankale Çayı adını alır. Yaklaşık Çobandede Köprüsüne kadar 20 km'lik bir mesafede bu adla akan akarsu Çobandede Köprüsü mevkiinde Bingöl Çayı ile birleşerek Aras Nehri adını alır. Çobandede Köprüsü'nden itibaren oldukça geniş bir yatak içerisinde akışına devam eder. Erzurum ve çevresinde 1256-1336 yıllan arasında İlhanlı Devleti hüküm sürmüştür. Bu dönem içerisinde Erzurum valiler tarafından yönetilmiştir. İlhanlıların son hükümdarı Ebu Said Bahadır Han'ın ölümünden sonra İlhanlı Devleti hızla çöküşe girmiştir. Yine bu dönemde bazı mimari hareketlerde hız kazanmıştır. Hasan Kale ve Çobandede Köprüsü Emir Çoban Sulduz tarafından 1297 yılında inşa ettirilmiştir. Çobandede Köpriisü ve Tercan'daki Mama Hatun Kervansarayı Akköprü (Kötür Köprüsü) bu devirde zamanımıza kalan abideler olmaktadır ki bu yapılar Şahrah-ı Garbi'nin başlıca geçiş ve konaklama noktalan idi6. Bugünkü Köprüköy kasabasının doğusunda yer alan Çobandede Köprüsü ve hemen yanındaki kervansarayın yaptırılmasıyla (1297) yerleşme çekirdeği teşekkül etmiştir. Böylece Köprüköy adını hemen yanı başındaki bu tarihi Çobandede Köprüsünden alınıştır. Bir gözü yakın tarihlerde iptal edilerek içi doldurulan Çobandede Köprüsü, aslında 7 gözlü olarak inşa edilmiştir. Köprünün sivri kemerli sekiz ayağı vardır. İki taraftan kesme taştan yapılmış korkuluklar bulunur. Köprünün uzunluğu 220 m., genişliği ise 8.5 m’dir. Çobandede Köprüsü sadece Doğu Anadolu'nun değil, Kafkaslar, İran ve hatta Orta Asya'nın Batı Anadolu ve Avrupa ile bağlantı kurabilmesinde önemli rol oynamaktadır. Bu fonksiyonel özelliğini tarihin en eski çağlarından beri devam ettirmektedir. Tarihin çeşitli dönemlerinde askeri ya da ticari amaçla kullanılmış olan bu tabii yol sistemi genelde, depresyonları izleyerek doğu-batı yönünde ve iki ana damar halinde varlığını sürdürmüştür. Bu tabii koridorun, Aras Vadisi. bölümünde yer alan kasaba yerleşim sahası, batıda çok eski devirlerden beri Çin'den gelerek Trabzon'a kadar devam eden "İpek Yolu" ve özellikle İlhanlılar zamanında gelişen, Hamdullah Müstevhi'nin deyimi ile Şahrah-ı Garbi, yani Batı Anadolu'yu; Kafkasya ve İran'dan gelerek, Karadeniz, Akdeniz ve Basra Körfezine geçen tabii yolların kavşak noktası olan Pasinler ve batısındaki Deve Boynu ensebesi ile Erzurum Ovası'na açılan Erzurum, Asya ve Avrupa arasında önemli geçiş noktası olan Anadolu'nun önemli geçiş kapısı idi. Ticari, siyasi, askeri sebepler bu şehrin her zaman ön planda yer almasına sebep olmuştur. Özellikle İlhanlılar zamanında "Şahrah-ı Garbi (Batı Anayolu)" Tebrizden başlamakta buradan Sivas, Malatya ve Kayseri bağlantısını da Erzurum sağlamakta idi. Çobandede Köprüsü bu önemini muhafaza etmiştir. Birçok seyyah ve görevli, doğu yolculuklarında sürekli olarak Erzurum yolunu tercih etmiştir. Diğer taraftan Tiflis ve Kars, Bağdat ve Tiflis, Revan ve Sivas, Tebriz ve Sivas yollarının kesiştiği yer de yine Erzurum oluyordu. Bu seyyahlardan biri olan Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Çobandede Köprüsü için şu bilgi veriliyor: "Burayı Al-i Çobandan bir hükümdar yaptırdığı için "Çoban Köprüsü" derler. Aras nehri üzerinde eleyim-i sama (gökkuşağı) gibi kudret verici bir manzarası vardır;" derken köprünün muhteşem yapısından bahseder. Köprünün stratejik önemini belirtmek için "Paşa, üç günde bütün askerleri Çoban Köprüsü'nden geçürüp, Paşa da alayı ile geçti" demektedir. Sonuç olarak belirtmek gerekirse; Çobandede Köprüsü Anadolu'nun en eski Türk köprülerinden biri olarak özel bir değere sahiptir. Bu köprü Aras nehri üzerinde beşer kalemiyle yapılan bir nakış olarak varlığını devam ettirmektedir. Ancak, bugün bu köprü taşıt trafiğine kapatılmış olup, üzerinde çatlaklar ve yıkıkların bulunduğu bir görünüm arz eder. Ayrıca , Çobandede Köprüsü ve civarının deprem kuşağı üzerinde yer alması ve bu depremler sırasında zarar gördüğü göz önnüne alınırsa şiddetli bir deprem sırasında köprünün tamamen yıkılması muhtemel görülmektedir. Gerekli restorasyon çalışmaları biran evvel yapılıp korumaya alınmalıdır. Aksi taktirde bu kıymetli tarihi turistik eser doğadaki dış etkilere karşı fazla dayanamayarak yok olup tarihe karışacaktır. Köprü Yapı Elemanları 1. Açıklık: Gözü iki yandan çevreleyen ayakların, iç yüzeyleri arasındaki uzaklık. 2. Alt yapı: Köprünün toprak altında bulunan kısmıdır. 3. Ayak: Köprü kemerlerinin ve tabliyenin yükünü taşıyan taş ve tuğla mesnet veya dayanaktır. 4. Babataşı: Köprünün girişinde korkuluk duvarı üzerinde yer alan dikey taşlardır. 5. Boşaltma Gözü: Köprü altından geçen suyun, normal zamanlarda geçmediği hatta normal taşkınlarda da çalışmayan, fakat büyük taşkınlarda su geçirmek suretiyle çalışan köprü gözleridir. Bunlar genelde köprü gözlerinin yükseğinde, ya da nehir yatağının yükseldiği yerlerde bulunurlar. 6. Çevre duvarı: Kemerin yan yüzünü oluşturan ve kilit taşıyla sonuçlanan bölümdür. 7. Göz: Köprü kemerlerinden her biri, birbirini izleyen ayak arasında kalan ve bu iki ayakla üstündeki kemerin çevrelediği alandır. 8. Hafifletme gözü: Su geçirmesi düşünülmeyen, fakat köprü gövdesinin birtakım teknik kaygılarla hafifletilmesi istenen yerlerde, fonksiyonu sadece köprü ağırlığını azaltmak olan gözlerdir. 9. Kemer (Göz): İki ayağın arasındaki açıklığı örtmek ve üstteki yükü ayaklara iletmek için yay şeklinde yapılmış mimari öğedir. 10. Korkuluk duvarı: Tabliyenin iki yanında yer alan ve geçiş sırasında güvenliği sağlayan duvardır. Tarihi Sivas Köprüleri 11. Mansap Tarafı: Suyun aktığı (döküleceği) taraftır. 12. Memba Tarafı: Suyun kaynak tarafıdır. 13. Sed duvarı: Genellikle taşkınlarda yatak dışına taşan akarsuların çevredeki araziye değmesini önlemek üzere iki sahil boyunca yapılan duvarın her biridir. 14. Selyaran (Burun): Köprü ayaklarının memba yönünde suyun içerisindeki genelde üçgen kısmıdır. 15. Odacıklar: Bazı köprülerin ayakları içerisine odacıklar yerleştirilmiştir. Tabliyeden özel bir kapı ile inilen odalarda köprü görevlileri barınmaktaydı. 16. Tabliye: Köprünün döşemesi, esas üzerinden geçilen yoldur. 17. Topuk: Köprünün mansap tarafında yuvarlak, çokgen veya üçgen çıkıntılardır. 18. Tempan Duvarı: Çevre taşların üzerine yapılan veya köprü gözünü kıyıya bağlayan duvardır.
KAYNAKLAR
Hamza Gündoğdu, Erzurum ve Çevresinden Bazı Köprüler II Çobandede Köprüsü, Atatürk Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitisü Müdürü. Hasbi Soylu, Çobandede Köprüsünün Coğrafi Konumu ve Önemi, Tarih ve Kültür Hayatımızda Çoban Köprüsü Paneli, 2 Haziran 1997. Elmas Şahankaya POLAT, Sivas Köprüleri, Palmet Dergisi/Journal of Palmette (4), 2023 Eylül/September. |
|
62 kez okundu
YorumlarHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |