• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • Özgün Tarih Materyalleri
    • Tarihi Fıkralar
    • Tarih Yazılısından İnciler
    • Tübitak Tarih Proje Örnekleri
    • Sınavlar Bölümünde Bilgilerinizi Test Edebilirsiniz
    • Peygamberimizin Hayatı ve Örnek Ahlakı
    • Bulmacalarla Tarih Öğreniyorum
    • Tarih Sunuları için tıklayınız.
    • En güncel tarih sunuları burada.
Hacı Degumuko Berzeg

KAFKASYA BAĞIMSIZLIK SAVAŞININ LİDERLERİNDEN

HACI DEGUMUKO BERZEG

(1766-1846)

Hacı Degumuko Berzeg, XVIII. yüzyılın son yarısı ve XIX. yüzyılın ilk yarısı içinde yaşamış, Kafkasya bağımsızlık savaşının askeri ve politik örgütlenmesinde önemli roller oynamış bir liderdir. (1)

1766 yılında, Kafkasya'nın Vubih(bugünkü Soçi) yöresinde, Vubıhların Saşe adını verdiği Soçi ırmağı vadisinde bulunan Mutikhuasua köyünde doğdu. 1837-1839 yıllarında Çerkesya'da bulunmuş olan J. S. Bell şöyle demektedir: "Bahsi geçen Hacı Degumuko, Berzeg ailesine mensuptur. Bu aile kıyıdaki en kalabalık ve önemli ailedir. Dört yüz küçük aileden oluşur ve her ailenin de beş ila yirmi aileden oluşan serfleri vardır. Bütün erkekleri sürekli olarak hazır ve silahlıdırlar. Bir aile başı gerektiğinde savaş alanına tam silahlı yüz elli savaşçı getirebilir. Bu ailenin en belirgin özelliği, son derece cesur ve Ruslara son derece düşman olmalarıdır. Bütünüyle bu aile, gerektiğinde iki ila üç bin savaşçı çıkarabilir. Kuzeydeki (Natukhay yöresindeki) Şupako ailesi ile müttefiktirler. Bu suretle çok güçlü ve kudretli bir dostluk oluşmuş bulunmaktadır."(2)

Özgür Çerkes ülkesinin merkezi sayılan bir bölgede dünyaya gelen Degumuko, yörede bir arada konuşulmakta olan Vubih, Abhaz ve Adige dillerini bütün şive ve lehçeleriyle konuşuyordu. Tüm Kafkasya'yı gezdiği gibi Osmanlı ülkesinde de bulunmuş, Arap ve Türk dillerini de derdini anlatacak kadar öğrenmişti. Sonradan Kafkasya'da önemli roller oynayan çok sayıda Adige-Abhaz-Vubih genci Soçi yöresinde, "atalık"ları olan Hacı Degumuko tarafından Kafkas geleneklerine göre eğitilmişlerdi. İşgalci Ruslar tarafından "Abhazya Hükümdarı" olarak atanan Mihail-Hamit Çaçba(Şirvaşidze) ile yine bir Abhaz prensi olan Sovlah Yinal-ipa da bu gençler arasındaydı. (3)

Hacı Degumuko ile 1837 yılında tanışmış olan İngiliz J. S. Bell diyor ki: "Bu ülkedeki olumlu şeylerin birçoğu saygıdeğer Hacı Degumuko Berzeg tarafından gerçekleştirilmiştir. Kendisi gençliğinde de arkadaşları arasında en çetin, yılmaz ve ileri gelen bir kişiydi. Mingrelya'ya ve İmeritya'ya birçok akınlar düzenlemiştir. Gürcüstan'ın o yörelerindeki her köyü ve yolu karış karış bilir. Gagra kalesine yapılan bir saldırıda göğsünden yaralanmıştı. Zaten bugüne kadar aldığı yaraların sayısı sekizi bulmuştur. Fakat son on iki yıldan beri Gürcüleri filan bırakmış, kendisini sadece yurdunun gerçek düşmanı olan Ruslara karşı savaşa adamıştır."(4)

Rus tarihçisi Fadeyev'in de belirttiği gibi "Hacı Degumuko sadece Vubıhlar arasında değil, bütün Kafkaslarda çok saygı gören otoritelerden biriydi."(5) Rus İmparatorluğu'nun Gürcüstan'ı ilhak ederek bağımsız Abhaz-Abaza topraklarını da işgale giriştiği 1810 yılından başlayarak Çerkesya'nın Karadeniz kıyısının savunulmasında en büyük rolü oynamış, kendisine "Büyük Adagua-yipa Hacı Berzeg" diyen Abhaz- Abaza halkları arasında da büyük saygı kazanmıştı. (6) Özellikle 1830- 1842 yılları arasında "Çerkes Milli Meclisi" (Çile Thariveu Xase)nin en aktif üyesi olarak, yurdunun bağımsızlığının korunması ve çağdaş anlamda bağımsız bir devlet haline gelmesi için var gücüyle ve büyük bir özveri içinde çalışmıştır. Abhazya içlerinden Kuban boylarına kadar, Karadeniz kıyılarındaki birçok savaşta yalnız Vubıhlara değil, tüm Abhaz ve Adige boylarından oluşturduğu ve bazen 15 bin kişiye ulaşan büyük Çerkes güçlerine komuta ederek onları başarıya götürmüştür.

1829 yılında Osmanlı-Rus savaşını sona erdiren Edirne Anlaşmasıyla, Rusya İmparatorluğu "Kuban nehrinin ağzından St. Nikola limanına kadar ve bu liman da dahil olmak üzere tüm Karadeniz kıyısına sonsuza kadar Rusya devletinin sahip olacağını" Osmanlı devletine kabul ettirmişti. (7) Osmanlı sultanı gerçekte hiçbir zaman fiilen eline geçmemiş olan Çerkesya kıyılarını da bol keseden Rusya Çarına "vermekte" bir sakınca görmemişti. İşte bu "hakka" dayanarak Rusya imparatorluğu 1829-1839 yılları arasında bu kıyılara yaptığı saldırılar ve çıkarmalarla, donanmasının himayesinde bir kaleler ve istihkamlar zinciri oluşturmuştu. Çerkeslerin fedakarca direnişlerine karşın ve büyük kayıplar pahasına oluşturulan bu "Karadeniz Kıyı Hattı" ile Ruslar Kafkasya'yı ticari, ekonomik ve siyasi bakımdan dünyadan tecrit ederek boğmayı amaçlıyorlardı. (8) Fakat Rus ordusunda görevli Gürcü bir subayın da belirttiği gibi "Aklı ve sınırsız cesaretiyle tanınan Vubıh lideri Hacı Berzeg'le canlanan Dağlılar tüm güçlerini birleştirerek müthiş bir kahramanlık örneği gösterdiler"(9) ve Rus genelkurmayının planlarını büyük ölçüde akamete uğrattılar.

Hacı Degumuko Berzeg'in önderliğinde, Temmuz 1839'da, Sadz yöresindeki Adler yakınında bulunan Geç köyünde toplanan Çerkes Milli Meclisi'nde bir araya gelen Çerkes liderleri önemli kararlar aldılar. Buna göre, Gagra ile Tuapse arasında yer alan ve Ruslara karşı direnişi sürdüren özgür Çerkes toprakları dokuz yönetim bölgesine ayrıldı. Her yargı işlerini yürütecek kırk "thamate" görevlendirildi. Mevcut olan halk mahkemelerinin yeniden örgütlenmesine ve casuslar ile vatan hainlerinin de bu mahkemelerde daha seri bir şekilde yargılanarak cezalandırılmalarına karar verildi. Milli Meclis'in toplantıları belirli ve daha sık bir periyoda bağlandı. Seçilen thamateler, savaş liderleri ve Meclis üyeleri adet olduğu üzere Çerkes bayrağı ve Kur'an üzerine el koyarak yemin ettiler.

Rus çarlığı bu olaya büyük önem vermiş ve General Rayevski vasıtasıyla yayınladığı demagojik ve terbiyesizce bir bildiriyle, Hacı Degumuko Berzeg'i öldürerek onun başını getirecek olana 1000 ruble ödül vereceğini ilan etmişti. (10) J.S. Bell'in anlattığına göre "cinayeti teşvik eden bu iğrenç bildiri kendisinin de bulunduğu bir toplantıda okunduğunda, Hacı'nın genç ve ona her bakımdan layık bir akrabası olan Giranduk, bildiriyi alarak parçalamış ve yere fırlatmıştı". (11) Rus çarlığı bu iğrenç girişiminden de herhangi bir sonuç alamamıştı.

Hacı Degumuko Berzeg'in komutasındaki birleşik Çerkes ordusu Aralık 1839'da harekete geçerek Saşe'deki Rus kalesini, 18 Aralık'ta Vaye ırmağı üzerindeki Rus istihkamını ele geçirdi. 7 Şubat 1840'da, Şapsığ kıyısındaki Psişuapsı ağzında kurulmuş olan Rus kalesi Lazarevskoye (Psişuape) Çerkes güçleri tarafından kuşatıldı ve teslim olmayı kabul etmeyen Rus garnizonu bütünüyle kılıçtan geçirilerek yok edildi. Sadece hasta ve yaralı Rus askerleri esir alınarak içeri bölgelere sevkedildiler. Velyaminovskoye kalesi de fedakarca saldırılar sonunda 29 Şubatta Çerkesler tarafından alındı. 22 Mart'ta ise Vulan nehri ağzındaki Mihailovskoye kalesi kanlı çarpışmalar ve saldırılar sonucunda işgal edildi. Şapsığ-Vubih sınırını oluşturan Şakhe ırmağı ağzındaki Golovinskoye (Şekhape) kalesi ise Rusların artık takviye görmüş ve hazırlıklı olmaları nedeniyle tüm fedakarca saldırılara karşın zapt edilemedi, ancak Ruslara önemli kayıplar verdirildi. Çerkesya kıyılarında on senelik bir mücadele ve büyük kayıplar pahasına oluşturulmuş olan "Karadeniz Kıyı Hattı”nın böylesine kırılıp yok edilmesi Kafkasya kıyılarındaki Rus ablukasının da önemli ölçüde uyandırmıştı. (12) zayıflamasını sağlamış ve dünyada Çerkesler lehine önemli yankılar

Bu savaşlarda Hacı Degumuko'nun birlikleri Vubih, Ahçipsu, Sadz, Şapsığ ve Natuhay Çerkeslerinden oluşuyordu. Ne var ki bölgelerindeki Rus kalelerinin alınmasıyla sorunun halledildiğini düşünen Şapsığ ve Natuhay liderleri, Hacı Degumuko Berzeg'in tüm uyarılarına karşın silahlı güçlerini dağıtarak pasif duruma geçtiler. Bu durum, Rus komutanlığına Mayıs 1840'da Velyaminovskoye ve Lazarevskoye (Psişuape) kalelerinin harabelerini denizden yapılan çıkarmalarla ve çok fazla kayıp vermeden yeniden ele geçirerek tamir tahkim etme olanağını sağladı. Bu tahkimatlardan harekete geçirilen yeni ve kinle dolu Rus sürüleri Psişuapsı ırmağı boyunca ülkenin içerilerine doğru ilerleyerek 13 Şapsığ köyünü ele geçirdiler ve yok ettiler. Bölgede bulunan tüm tarlalar, ürünler, bağlar ve meyve bahçeleri ile hayvanlar da bu "uygar" ordu tarafından yok edildi. (13)

Bu durum karşısında Hacı Degumuko, 1840 yılı sonbaharında, güneydoğudaki Çerkes-Abhaz boylarını da işgalcilere karşı harekete geçirmek gayesiyle Vubıhlar ve onların en yakın komşusu Ahçıpsu'lardan oluşan 2500 kişilik bir birlikle Abhazya'nın Bzıb bölgesine kadar ilerleyerek, burada işgalci Ruslara karşı ayaklanmış olan soydaşlarına destek verdi. Onun bu yörede Ahçıpsu'lar, Pskhu'lar ve 1840 yazında Rus hakimiyetine karşı ayaklanmış bulunan Dal'ların lideri İsmail Dopua gibi ülküdaşları ve bağlaşıkları bulunuyordu. Fakat Ruslar da güçlü ve hazırlıklıydılar. Daha 23 Kasım 1840'da, Rusların "Karadeniz Kıyı Hattı"nın komutanı General N.M. Rayevski tarafından Savaş Bakanı Kont Çernişev'e yazılmış olan bir raporda şöyle de- niyordu: Eğer önlem alınmazsa bu kış da geçen kış olanlar tekrarlanacaktır. Hacı Berzeg, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da 15 bin kişilik kuvvetiyle kıyı kalelerine saldırırsa ne olur bilemem?"(14)

Bu nedenle, Rusların Abhazya kıyılarında kurdukları Akua (Sohum), Gagra, Bombora, Adler (Sviyatoy Dukh) gibi istihkamlarda bulunan garnizonlar büyük ölçüde takviye edilmiş bulunuyordu. Bu yüzden Çerkes güçleri tüm fedakarlıklarına karşın sonuç alıcı bir başarı kazanamadılar. 1840 yazından beri işgalcilere karşı ayaklanmayı sürdüren Abhazya'nın Dal yöresi de yiğitçe bir direnişin sonunda Ruslar tarafından ele geçirildi ve halkı zalimce yurdundan sürülerek köyleri yerle bir edildi. Buna karşılık olarak 15 Şubat 1841 de, kış ortasında, Hacı Degumuko'nun yeğeni Giranduk Berzeg komutasındaki bin kişilik bir Vubıh-Abhaz birliği, Rus işbirlikçisi olan Abhaz prensi Mihail-Hamıt Çaçba(Şirvaşidze)ye ait Othara köyüne saldırarak misillemede bulundu. (15) Vubıhlar ve bağlaşıkları bundan sonra da işgalcilerin kalelerine, bu kalelerden çıkan askeri birliklere ve onların işbirlikçilerine karşı eylemlerini sürdürdüler.

Hacı Degumuko Berzeg, Nisan 1841'de Vubih, Ahçıpsu, Sadz, Şapsığ, Abzah ve Natuhay yöreleri halkının oluşturduğu 15 bin kişilik bir ordu ve büyük çaplı 7 topla işgalcilerin Tenginskoye kalesine saldırarak altı gün süreyle kuşatma altında tuttu. Fakat Rus garnizonu önemli ölçüde takviye aldığından kale ele geçirilemedi. (16)

Degumuko Berzeg'in Çerkes Milli Meclisi adına 9-12 Mayıs 1841'de Rus Generali Anrep'le, daha sonra da General Muravyev'le yaptığı barış görüşmeleri, Rusların samimiyetsiz tutumları ve sömürgeci niyetlerini sürdürmeleri nedeniyle bir sonuca ulaşamadı. (17) Bunun üzerine Pşekha köyünde toplanan Çerkes Milli Meclisi şu kararları aldı: "Bundan böyle kimse Ruslarla görüşme yapmayacak ve temas kurmayacaktır. Topraklarımızdan çıkıp gitmedikleri sürece, onların tüm önerileri ve "barış" istekleri geri çevrilecektir. Ruslar topraklarımıza ayak bastığında milletin her ferdi silahlanacak ve görevini yapacaktır. "(18)

Hacı Degumuko Berzeg, Temmuz 1841'de Vubıh, Ahçıpsu, Sadz ve Şapsığ'lardan oluşan 6 bin kişilik bir Çerkes ordusuyla tekrar Rusların Golovinskoye (Şekhape) ve Lazarevskoye (Psışuape) kalelerine saldırılar düzenleyerek işgalci güçleri taciz ve onlara kayıplar verdirmeyi sürdürdü. (19) Çerkesler, Kasım 1841'de Saşe (Soçi) yöresinde de Ruslara ağır kayıp verdirdiler. Bir saldırıda Rus birliklerinden 600 kadar asker öldürüldü, 3 bin kadarı da yaralı olarak safdışı edildi. L.M.Serebryakov, komutanlığa verdiği raporda Çerkeslerin de kayıplar verdiklerini ama Rus birliklerinin kayıplarının daha fazla olduğunu bildiriyordu: "Dağlılar çatışmayı her zaman dağınık şekilde ve değişik mevzilerden yapıyorlardı ve kıyıda ilerleyen kalabalık kollarımızı yok etmek için avantajlı durumdaydılar. (20)

Hacı Degumuko, bu tarihte 75 yaşında bulunuyordu ve yaşlı lider tüm bu çetin mücadelelerde ordusunun en önündeydi. 1841 yılındaki savaşlarda yurdunun özgürlüğü uğrunda dokuz oğlundan dördünü iki gün içinde şehit vermiş ve Soçi topraklarına gömmüştü. Kendileri de yaralı olan diğer çocukları, şehit kardeşlerinin naaşlarını düşman ordusunun içinden çıkarmışlar ve Mutıkhuasua'daki baba evlerine kadar geri götürmüşlerdi. (21) Doğal olarak hiç kimse, ne yaşlı liderin ne de çocuklarının annesinin, şehitleri için gözyaşı döktüğüne tanık olamamıştı.

J.S.Bell, adigeçen eserinde "bu Çerkes Washington'unun çok takdir ettiği karakteri konusunda çeşitli olaylara yer vermektedir. Anlattığına göre Hacı Degumuko uzun boylu, zarif ve nazik, efendi bir adamdı, gri gözleri zeka ile parlıyordu. Bu ülkede en sözü geçen ve ileri gelenlerden birisiydi. (22) Yine onun söylediğine göre "Hacı Degumuko dinine bağlı, çok az yemek yiyen, içki içmeyen, disiplinli fakat merhametli bir insandı. "(23) Döneminde Çerkes halklarını hiçbir liderin yapamadığı ölçüde bir araya getirerek bir devlet yapısına kavuşturmaya çalışmış ve büyük askeri güçlere komuta ederek zaferler kazanmış olmasına karşın, her zaman hırssız ve halkının içinde, güvenilen ve saygı duyulan mütevazi bir insan olarak kalmayı bilmişti. Gene de "...büyük lider Hacı Degumuko'nun sonsuz enerjisi ve kişiliği, yurttaşlarına gayret ve saldırgan Ruslar'a dehşet veriyordu. "(24) Bir seferinde "Soçi'de Hacı Degumuko yaralandığı zaman, Rus garnizonunun neredeyse tamamı yanlarına küçük bir topu da alarak ve alay sancaklarını dalgalandırarak, onu esir almak üzere kalelerinden dışarıya fırlamışlardı. Fakat o anda yıldırım gibi harekete geçen yüz kadar Vubih Ruslara yiğitçe ve müthiş bir şekilde saldırmışlardı. Beş veya altı adıma kadar yaklaşıp aniden diz çökerek silahlarını ateşlemişler, Rus askerleri dağılıp dökülmüşlerdi. Eğer Çerkeslerin sayısı biraz daha fazla olsaydı Rusların alay sancağını bile ele geçireceklerdi. "(25) Halkı tarafından böylesine sakınılan ve saygı gören yaşlı liderin, çetin ve güçlü karakterine karşılık, liderlik konusunda da kişisel bir hırsı ve iddiası yoktu.

1841 yılı sonlarında kendi isteğiyle liderlik görevinden ve tüm sorumluluklarından ayrılarak köyü olan Mutikhuasua'ya çekildi. Fakat Vubıhların ve Çerkes halklarının anayurt mücadelesi ondan sonra da hızını kaybetmeden sürdü.

Kafkasya'nın en büyük evlatlarından biri olan Hacı Degumuko Berzeg, liderlik görevinden ayrılmasından beş yıl kadar sonra, 1846 yılında Hac farizasını yerine getirmek üzere gittiği Hicaz'dan dönerken, 80 yaşına ulaşmış olarak öldü. (26) Binlerce şehidimiz gibi onun anısı da bugün ancak bilinçli ve yurtsever Kafkas evlatlarının kalbinde yaşıyor. Bununla beraber uzak olmayan bir gelecekte, anısının anayurdu olan Soçi'de de tekrar yükseleceğine ve anıtlaşacağına inanıyoruz.

Sefer E. Berzeg, Soçi’nin Sürgündeki Sahipleri Çerkes-Vubıhlar, Ankara, 1998, s.44-50.

 

BİBLİYOGRAFYA

(1) Kafkas, Rus ve İngiliz kaynaklarında adı çok geçmesine karşın Hacı Degumuko Berzeg'in (1766-1846) doğru ve kapsamlı bir biyografisi henüz yazılmamıştır. Üstelik birçok yazar kendisini, ondan sonra Vubıhlar'ın ve Batı Kafkasya'nın liderliğini yüklenen yeğeni Hacı Girandiko Degumuko-Berzeg ile karıştırmakta ve bazen ikisi tek bir kişi zannedilerek haklarında yazılar yazılmaktadır. (Örneğin: İnal Şaplı; Tanınmış Simalar, Berzeg Giranduk. Kafkas Dergisi, Sayı:2, İstanbul 1953. (Dr. Vasfi Güsar); Büyükleri Hatırlayalım, Hacı Giranduk Berzeg. Yeni Kafkas, Sayı:8, İstanbul 1958.).

(2) Bell, James Stanislaus; "Narrative of a Residence in Circassia" by James Stannislaus Bell during the years 1837, 1838 and 1839. Cilt: 2, Mektup:22, S.90-91. London 1840.

(3) İnal-ipa, Ş.D.; Sadzı, istoriko-etnografiçeskiye oçerki. (Sadz'lar, Tarihi ve Etnografik Denemeler). S. 156-162. Rusya Bilimler Akademisi, Etnoloji ve Antropoloji Enstitüsü. "Halklar ve Kültürler" Serisi Meteryalleri: Kafkasya Halkları, 2.Kitap, Moskova, 1995.

(4) Bell, James Stanislaus; Aynı yerde, 12 Temmuz 1839.

(5) Fadeyev A.; Ubikhi v osvoboditelnom dvijeniy na Zapadnom Kavkaze. (Batı Kafkasya'nın Kurtuluş Savaşı'nda Vubıhlar). Istoriçeskiy Sbornik, 4. SSCB Bilimler Akademisi Yayını. Moskova 1935. S. 146.

(6) İnal-ipa, Ş.D.; Aynı yerde.

(7) Osmanlı-Rus Harbi (1828-1829). S.223.T.C. Genelkurmay ATASE Başkanlığı, Askeri Tarih Yayınları, Seri No: 2. Ankara 1978.

(8) Polovinkina, T.V.; Çernomorskaya beregovaya liniya i plan generala Yevdokimova. (Karadeniz Müstahkem Kıyı Hattı ve General Yevdokimov'un Planı). Çerkesiya v XIX veke. S. 107-118. Adige Bilim Enstitüsü Yayını, Maykop 1991. (Türkçe çevirisi için bakınız: Kafkasya Gerçeği, Sayı: 12, S.38-49. Samsun Nisan 1993).

(9) Esadze, Semyon; Pokoreniye Zapadnogo Kavkaza i okonçaniye Kavkazskoy voyni. (Batı Kafkasya'nın Fethi ve Kafkas Savaşının Sona Ermesi). S.56. Meot Yayınevi, Maykop 1993.

(10) Berzeg, Nihat: Techir-eş Şerakise. (Çerkeslerin Sürgünü). S.126. Savt-el Nartıyyun Yayınları. Amman 1987. Arapça olan eserin belgeler bölümünde, General Rayevski'nin imzasını taşıyan bildirinin İngilizce çevirisi mevcuttur:

"Notification Received in Congress at Ghesh, 7 th july, 1839.

Berzeg Hadji having caused intrigues among the people, and having given false intelligence, that the Sultan and the King of England are coming to aid the Circassians; on my part I make known to all the people, that whoever cuts off his head and brings it to me, shall receive a thousand "monets" in silver; and he who cuts off the head of the Berzeg Hadji, let him come directly into any one of our forts, and there shall be given the order that, after being refreshed and within the hour, there shall be counted to him the thousand roubles of silver, into his own hands."

("Petshat" of Lieut. General Rayevski 1839)

(11) Bell, James Stanislaus; Aynı yerde, Cilt: 2, Mektup: 22.

(12) Kasumov, A.H-H.A; Genotsid Adigov. S. 100. Nalçik 1992. (Türkçe çevirisi:

Çerkes Soykırımı.Kaf-Der Yayını, Ankara 1995).

(13) Fadeyev, A.; Aynı yerde.S. 149.; Kasumov; Aynı yerde. S. 100.

(14) Tatlok, T.; The Ubykhs. Caucasian Review, No:7, München 1959.

Fadeyev, A.; Aynı yerde.S. 143-149.

(15) Tatlok, T.;Aynı yerde.

(16) Kasumov, A.H.-H.A.; Aynı yerde. S. 100.

(17) Tatlok, T.Aynı yerde. S. 158.

Krasnodar, 1927. (18) Dubrovin, N.F.; Çerkesi (Çerkesler), S. 158. Adige Bilim Enstitüsü yayını.

(19) Kasumov; Aynı yerde. S. 101.

(20) Kasumov; Aynı yerde. S. 100-101.

(21) "Russkiy Arkhiv" 1884, No:1, S:214'den naklen, Dzidzariya, G.A.; Mak- rihinin Problemleri).S.85/Not. Alaşara Yayınevi, Sohum 1982. hacirstvo i problemi istoriy Abkhaziy XIX stoletiya. (Muhacirlik ve 19. Yüzyıl Abhazya Ta-

"Voyeval je Khaci-Berzeg otçayanno. V 1841 godu v odnom boyu on, 70-letniy starets, za dva dnya poteryal iz 9 svoyikh sinovey çetirekh ubitimi; ostalnikh, izranennikh, prinesli v ottsovskiy dom (M.F. Fedorov; Pokhodniye zapiski na Kavkaze s (1835 po 1842 god.-KS. 1879, t. III, s. 213)

(22) Bell, James Stanislaus; Aynı yerde, Cilt:2, Mektup: 19.

(23) Bell, James Stanislaus; Aynı yerde, Cilt:2, Mektup:22.

(24) Bell, James Stanislaus; Aynı yerde; Cilt: 2, Mektup: 19.

(25) Bell, James Stanislaus; Aynı yerde, Cilt:2,Mektup: 22.

(26) Keraşev, M.; Vojdi oteçestvennoy voyni za nezavisimost Çerkesiy, Knyaz Sefer-Bey Zanoko. (Çerkesya Bağımsızlık Savaşlarının Liderleri, Sefer-Bey Zanoko). Gibel Çerkesiy. S.64-78. Adige Khase yayını. Krasnodar 1994.

İnal-ipa, Şalva D.; Sadzı,... (Sadz'lar,...). S. 31-32. Moskova 1995.

  
23 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam213
Toplam Ziyaret1332783
Saat